BEBEK - ÇOCUK KONSEPT FOTOĞRAFÇILIĞININ DUAYENİ -ZERİN KÜLTÜRAL



"Çocuğunuz için aradığınız güven, sevgi ve özen olmalı."

Bebek-Çocuk Konsept Fotoğrafçısı denilince ilk akla gelen isim olan Zerin Kültüral, bir koltukta iki karpuz taşıyanlardan… İki de laf mı? Üç, dört… Hamileliğinizle başlayan fotoğraf çekimleriyle bebeğinizin ve sizin kişisel tarihinizi kitaplaştırıyor. Özel günlerinizi en güzel haliyle ölümsüzleştiriyor. Markaların tanıtım, reklam fotoğraflarını çekiyor. Şimdi de sadece 0-16 yaş çocukları kapsayan cast ajansıyla çalışmalarını genişletiyor. İşini anne sevgisi ve özeni ile yapan biri O. Bu yüzden çocuklar onun yanında mutlu. Aileler ise özenli ve güvenilir bir projede yer almanın rahatlığı içindeler.


 
Sevgili Zerin Kültüral ile gerçekleştirdiğimiz keyifli sohbetimiz ile sizleri başbaşa bırakıyorum..

Sevgili Zerin; bu güzel sohbet, gülen yüzün ve içten tavrin için çok teşekkür ederim , en kısa sürede tekrar görüşmek umudu ile... :)
 
 
 
 
 
 
 
Bu yıl fotoğrafçılıkta 21., bebek fotoğrafçılığında 10.yılınızı kutluyorsunuz. Nasıl başladı bu serüven?
21 yıl önce, fotoğraf ilk hayatıma girdiği anda, karanlık odada agranzörde fotoğrafı pozlayıp, geliştirme banyosuna atıp yavaş yavaş beyaz kağıdın üstünde, griden siyaha doğru giden ve çektiğim fotoğrafın görüntüsü belirlenmeye başladığı anda evet dedim, ben fotoğrafçılığın dışında başka bir şey yapamam ve o gün karar verdim fotoğrafçı olmaya ve Yıldız Üniversitesi Fotografçılık Bölümü’nü 1. Olarak bitirdim.
Mezun olduktan bir yıl sonra kendi fotoğraf stüdyomu açtım ve profesyonel reklam sektöründe A’dan Z’ye birçok firmaya hizmet verdim. Daha sonra 2001 yılında büyük kızım İlayda doğdu. Benim küçüklüğüme ait fotoğraflarım bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az, e ben bir fotoğrafçı anneyim, ‘terzi kendi söküğünü dikemez’ olmasın ve kızlarım büyüdüklerinde aynı şeyi yaşamasın istedim . İlk kızım İlayda’nın fotoğraflarını Anne Geddes’den ilham alarak çekmeye başladım. Çok bilinen, sizin de bahsettiğiniz çilekler içinde uyuyan kız, kırmızı gül içinde bebek, gökyüzünde melekler, peri… hep ilk çektiklerim. O kadar başarılı oldu ve ilgi gördü ki fotoğraflar, hayal ettiğimden daha büyük bir başarı elde ettim. Ve konsept bebek fotoğrafçılığı böyle başladı.
 
 
Fotoğrafların biz son halini yani en güzel kısmını görüyoruz. Okuyucularımıza çekim öncesinden ve çekim sürecinden bahsedebilir misiniz? Aile internetten ya da kataloglarınızdan beğendiği konsepti seçip size söylüyor, siz de sürece mi başlıyorsunuz?
Öncelikle ben sanatçıyım, fotoğrafı hayal edebiliyorum ama benim hayal ettiğim şeyi aileler ancak ben fotoğraflayınca görüyorlar. . Doğal olarak aileler en güzel pozları istiyor çocukları için ama bebeğin saç rengine, tenine, ayına, göz rengine, karakterine bakıyorum ben. Her bebek farklı ve her poz her bebekte güzel durmuyor. Bunu ailelerle paylaşıyorum tabi onlar sonucu görmeden hayal edemiyorlar ama artık o kadar güzel, zengin bir konseptlerim var ki, bakarak karar verebiliyorlar. Birkaç kez müşterilerimin istedikleri çocuklarına uygun olmayan konsepti içime sinmeyerek yaptım sonra mutsuz oldum ve tekrar çekmek zorunda kaldım.
Şimdi direk anne babalara istedikleri konsept bebeklerine uygun değilse daha kendimden emin şekilde ifade edip onları ikna ediyorum.
Eğer photoshop’ta bir şey yapacaksam önce çocuğu değil, objeyi çekiyorum. Sonra o objenin üzerine çocuğu nasıl koyacağımı, yerleştireceğimi hayal ediyorum. Çok beğenilen salyangoz pozu da öyle çekildi. Bebeğin, salyangozun üzerinde nasıl duracağını hayal edip bebeği öyle çektim. O çok zor bir çekimdi mesela, bir silindirin üzerinde baş ve bacaklar aşağı şekilde uyurken çektik çocuğu.

 
 
 
O zaman çok uysal bebek ve çocuklarla çalışıyorsunuz…
Bebekten bebeğe değişiyor bu durum ama şu gerçek ki, ilk olarak onları rahat ettirmek için çabalıyorum. Bu yüzden çekimler çok uzun sürebiliyor, uyuyor, uyumuyor, acıkıyor, ağlıyor, altını kirletiyor. Anne olduğum için onlarla sıcak bir iletişim kurabiliyorum, önce onların mutlu ve rahat olmasını sağlıyorum. Bu konuda anneler daha sabırsız. Hemen çekim yapılsın istiyorlar ama sonuçta karşınızda bir bebek var ve siz ona uymak durumundasınız. Süreç bazen zor oluyor ama sonuçta ortaya çıkan eser her şeye değdi dedirtiyor herkese.

Doğum ve aile fotoğrafları da çekiyorsunuz bildiğim kadarıyla…. Onları da anlatır mısınız…?
Aslında benim fotoğraf serüvenim bebek annekarnındayken başlıyor. Öncelikle hamile fotoğrafları çekiyorum. Aslında hamilelik bir kadının yaşayabileceği en özel dönem. Bu dönemi en güzel karelerle ölümsüzleştirmek için stüdyomda çekim yapıyorum. Her anne adayının hamile fotoğraflarının olması taraftarıyım aslında. 4 farklı konseptte çekim yapıyorum. Konseptleri anne ili birlikte seçiyoruz. Hamile fotoğrafları diyince illaki göbek açık olacak diye birşey yok. Göbek kapalıykende en özel fotoğraflara imza atıyorum.Kostüm ve aksesuarlar benden bebeklerine aldıkları: ilk oyuncak, patik vb de onlardan. İster tek, ister eşleri ile katılıyorlar çekimlere. İlk bebek değilse çekime diğer kardeşlerde katılınca çekimleri daha da eğlenceli hale geliyor. Hamile fotoğrafları çektirmeyi hiç düşünmeyen anne adayları benim konsept hamile çekimlerimi görünce fikirlerini değiştirip objektif karşısına geçiyorlar. Şunuda söylemeliyim hamile çekimlerini 6 aydan itibaren yapıyorum ve anne adaylarının hamile çekimlerini son haftalara bırakmamalarını öneriyorum. Nede olsa son haftalar vücutlarında hem ödem oluyor hemde çok ağırlaştıkları için yorucu olabiliyor.
Daha sonrada doğum mucizesini tanıklık eden fotoğrafları çekiyorum.
Doğum saatinden yarım saat önce hastaneye gidiyorum. Hamilelik döneminizin son anlarını, doğuma giderken anne ve babayı ve ailelerinin heyecanını, ameliyathanede ki son hazırlıkları, heyecanlı fotoğraf karelerinde yansıtıyorum. Ve o beklenen mucizevi an. Bebeğin doğumu, anne karnından çıkışı, göbek kordonunun kesilmesi, doktoruyla birlikte verdiği ilk pozun ardından kontrolleri ve bakımı yapılırken ki anları belgeliyorum. Şayet epidural anestezi ile doğum gerçekleşiyorsa bebeğin ve annenin ilk buluşmasını fotoğraflıyorum. Daha sonra bebekle birlikte bebek bakım odasına geçiyorum. Kilo, boy ölçümleri, ilk banyosu ve kıyafetlerinin giydirilmesi anlarını belgeledikten sonra annenin odaya gelmesini bekliyorum. İlk emzirme, anne baba ve ebeveynlerle birlikte fotoğraflıyorum. Arzu ederlerse bebeği kıyafetlerini değiştirip stüdyo tadında yeni doğan fotoğrafları çekip çekimi bitiriyorum. Aile isterse o gün www.zerinkultural.com /blog’da 10-15 adet fotoğrafı ile birlikte doğum hikayesini yayınlıyorum. Böylelikle hastaneye gelemiyen yakınları çok uzakta olsa bile aynı gün doğum heycanını ve bebeği gösteren fotoğrafları görmüş oluyorlar. İsterlersede aileye mesaj gönderiyorlar.
 
 
Çekim yaptığınız çocukları düşünürsek, daha çok ilk çocuklar mı yoksa ikinci, üçüncü…çocuklar mı çektikleriniz? Kızlar mı daha meraklı erkekler mi poz vermeye?
Genelde en fazla ilk çocukları çekiyorum. İlk çocukta anneler daha enerjik, daha araştırmacı ve hevesli oluyorlar. İkincileri çektirme sebepleri daha çok,’ ilkine yaptık ikincisine de yapalım ‘ anlayışı oluyor. Birinci çocukta üç aylık gelmişlerse ikinci de üç yaşında geliyorlar ama geliyorlar. Bir çok bebeğime 10 yıl boyunca konsept ya da aile fotoğrafı çekmişimdir. Kardeşler olunca onlarla beraber fotoğraflarını çekerim, çok güzel bir fotograf serüvenimiz var bebeklerimle.
Kesinlikle kız çocukları daha meraklı ve kız çocuk anneleri de. Anneler kızlarına her şeyi yakıştırıyor, çiçekler, tütüler, papatyalar..Ama erkek çocuk anneleri daha erkeksi olsun istiyor fotoğraflar, feminen duruş istemiyorlar. Kız erkek ayrımını çok net görebiliyorsunuz fotoğraf karelerinde.
Yaratıcılık stresli bir süreç…
Güzel bir şey yapıp, orada kalmayı hiçbir zaman istemedim. “Zerin Kültüral güzel şeyler yaptı ama şimdi yaptıkları daha gü­zel” düşüncesine sahibim. Sanatçının her zaman kendini geliştirmesi gerekir. Bazen fotoğraflarıma bakıp “Bu çok güzel, daha üzerine ne yapabilirim?” diye ümitsizliğe kapıldığım oldu ama yapılacak çok şey var aslında.
Bu 10 yıl içinde çok mücadele verdim. Emek harcadım, insanlara bu fotoğrafların önemini anlatmaya çalıştım. Öncü olmanın dezavantajlarını avantajlarını yaşadım. Şimdi bebek-doğum fotoğrafçılığı yapan­lar şanslılar, çünkü önlerinde bir yol var.

 
Aileler size ulaştıklarında neler alabiliyorlar?
Fotoğraf heyecanımız annenin hamileliği ile başlıyor. Önce hamile fotoğrafları, sonra bebeğin doğum mucizesine tanıklık ediyo­ruz. Onun doğumu ile birlikte muhteşem bir albüm hazırlıyorum. Arzu ederlerse özel ta­sarım kitaplar yapıyorum. Bebeğin göbeği düştükten sonra aile isterse konsept fotoğ­raflar çekiyoruz. Birçok ailemi 3 ayda bir ta­kip ediyorum. 3-6-9-12 ay boyunca. Daha sonra da doğum günü fotoğraflarğ ve aile fo­toğraflarğ çekiyoruz. Bu çalışmalar çocukla­ra çok özel bir miras. 10 yıldır bu şekilde ta­kip ettiğim çok çocuğum var.

Aileler işin keyfine vardıkça talep ediyorlar değil mi?
Evet. Ben ailelere hep “Fotoğraf çek­mek için bebeğiniz ne kadar küçükse o ka­dar iyi” diyorum. Çünkü küçükken çok ke­yifli fotoğraflar ortaya çıkıyor. Daha önce “Oturmaya başlasın öyle çekime gidelim” diye düşünülüyordu. Oturamayan bebeği, uyuyan bebeği fotoğraflamak fikri kimsede yoktu. Fazla emek vermeden 15-20 dakika­lğk çekimlerle iş halledilmeye çalışılıyordu. Bendeki her çekim bir günlük emeğin so­nucudur. Aile 3-4 saat mutlaka buradadır. Bebek uyur, uyanır, yemeğini yer, en keyif­li ve doğal hali beklenir. Bir günde sadece bir bebek çekimi yaparım bu yüzden.

2 sene önce gördüğüm gibisiniz ama zaman sizde hiç ilerlememiş…!!!
Bebeklerin beni gençleştirdiğine inanıyorum. Onların enerjisi o kadar güzel ki. Onlarla çalıştığımda huzur doluyum. Her şey pozitif. Çocuklarla çalışırken negatif ol­manız mümkün değil.

Çocukların bireysel tarihlerine tanık olup, kayıt tutuyorsunuz
Kızlarını 5 yıldır fotoğrafladğım bir aile var. Geçen gün oğullarının ilk doğum gününü de çektim. Doğum anını, 3-6-9 aylık dönemlerini de çekmiştik zaten. “İnşallah daha güzel gün­lerini de görürüz” dedim. Annesi “Düğününü de sen çekeceksin zaten” dedi. Çok fazla düğün fotoğrafı çekmem ama kıramadığım insanlar var. inflallah çekebilirim, bastonla da olsa…


Birçok ünlü ile bebeklerini fotoğraflıyorsunuz Hangi ünlülürle çalıştınız. Ünlülerle çalışmak zor  mu?
Ünlülürle çalışırken hiç zorlanmıyorum. Zaten bir çoğu ile çok sağlam dostluklar kuruluyor bu çekimlere. Düşünsenize hamilelikte başlıyorum çalışmaya . Sonra doğumlarını görüntülüyorum. İlk yıl her üç ayda bir bebeklerin konsept fotoğraflarını çekiyorum. Bunun yanında röportaj verecekleri zamanda çekimleri ben gerçekleştiriyorum. Durum böyle olunca kaprissiz gerçek dostlarla çalışıyorum. Onlar milyonların sevgilisi ve ben onları ve bebeklerini sevenleri ile çok özel fotoğraflarda buluşturuyorum. Sibel Tüzün, Açelya Akkoyun, Meyra,Mine Çayıroğlu,Ebru Şallı, Ayşe Şule Bilgiç ve Kıraç, Leyle Bilginel, Pelin Körmükçü, Yeliz Yeşilmen, Levent Üzümcü, Jess Molho, Zeynep Kasımlıoğlu, Pınar - Arda Esen, Beşiktaşlı Yusuf Şimşek, Erhan Çelik, Ece Özbek şu an aklıma gelenler.

Yeni projenizden bahsedelim mi, nereden çıktı cast ajansı fikri?
Profesyonel firmalara da hizmet veriyo­rum. Bu çaışmalarda en büyük problem uygun bebek ve çocuk bulmak. Ajanslar­da aradığınız yaş ve özellikte bebek bul­mak çok zor. Ben de kendi çektiğim be­beklere yönelmeye başladım. Hatta yolda gördüğüm bebekli ailelere kartımı verdiğim de oldu. Profesyonel çekimler için bu büyük bir eksiklik. Bende sadece çocukları kapsayan bir cast ajansı kurmaya karar verdim.

İnsanlar “Siz bu projede varsanız, ço­cuklarımızın çekilmesine izin veriyoruz” di­yorlar. Benim annelik ve fotoğrafçılıktaki ti­tizliğimi biliyorlar. Çünkü çocuklarını bilme­dikleri, güvenmedikleri ajanslara yazdır­mak istemiyorlar. Birazda onların gösterdi­ği bu yaklaşımlardan cesaret aldım. İyi ki de yapmışım. Bebeklerim birçok lider mar­kanın yüzü oldular. Çocukların çalışma hakkına özen gösteriyorum. Bu hem aileler hem de firmalar tarafından tercih ediliyor.
Sadece fotoğraf çekimi mi var cast çalışmalarında?
0-16 yaş reklam, dizi, fotoğraf ve kata­log çekimleri için çocuk buluyorum. Çok küçük bebeklere dizi çekimi önermiyorum.

Cast ajansı bir ekip çalışması olarak yürüyor değil mi?
Çocukların psikolojik desteğe ihtiyaç duyabileceklerini düşünerek bir pedagog ile çalışmalıyım dedim. İlk aklima gelen isim Belgin Temur oldu. Kendisine teklifimi götürdüğümde “Tamam” dedi. Aileler ço­cuklari bir projede yer aldiginda; “Nasıl davranmalıyım ya da davranmamalıyım? Çevremdekiler çocuğuma nasıl yaklaşma­lı? İleride bir problemle karşılaşırmıyım?” gibi akıllarına takılan her türlü soruyu Belgin Hanım’a sorabilecekler. Uzun soluklu projelerde ise çocukla birebir ilgilenecek.
Çocukların oyunculuk yeteneklerini ge­liştirmek, kamera karşısındaki duruşlarını, ne yapmaları gerektiğini öğretmek için Müjdat Gezen’in öğrencilerinden Oya Salman ile çalışıyorum. Çocuklarla birebir ça­lışarak oyuncu koçluğu yapacak.

Aileler size hangi kanallardan ulaşıyor?
İlk etapta internet sitemden ulaşıyorlar. Televizyondan, dergilerdeki röportajlardan.veya benimle çalışmş arkadaşlarından duyuyorlar.

Cast ajansında çalışmalar nasıl ilerler?
Aile bize çocuğun fotoğrafını gönderir, sonra bana fotoğraf çekimine gelir. Yakla­şk 1 saat süren, 2 kıyafet değiştirilen bir cast çekimi. Aile bir sözleşme imzalıyor ve biz aileye soruyoruz: “Çocuğunuzun nere­de yer almasını istiyorsunuz?” Reklam, di­zi, fotoğraf… Tercihini belirtiyor ve biz ona göre kategorize ediyoruz. 3 yaşından kü­çük çocuklarda Oya birebir çalışmaya ka­tılıyor ve çekimde çocukla birlikte oluyor. Daha büyük çocuklar için çekim öncesi neyi nasıl yapması gerektiğini kısa bir ısın­ma turu ile gösteriyor.

Aileler cast ajanslarında ne ara­malı, nasıl çalışmalı?
Çocuk istemiyorsa hiçbir şey yaptırma­yacaksınız, öncelik çocuk. Kimi çocuk doğufltan yetenekli ve isteklidir, siz talep et­meden oynamaya başlar. Bu çocukların yeteneklerini geliştirmek gerek. Ama illa bir yerde çıksın diye çocuğu zorlamamak lazım. Çok ısrarcı aileler çocuğa zarar ve­rebiliyor. Belgin Hanım’dan destek isteme­min en önemli nedeni de bu. Ailelere ne yapmaları ve ne yapmamaları gerektiğini anlatmak için. Bazı aileler hatıra kalsın diye istiyor. “Bebeğim dergi kapağında ya da bir firmanın ambalajında olsun”. Bunlar masum istekler. Bazı aileler ise para ka­zanmak istiyor. Bu düşünceyle gelen aile­leri castıma almıyorum. Bir de kendi çocuğumun yer almasını istemeyeceğim bir projeyi başka çocuklar için asla kabul et­miyorum.

Sizin çocuklarda ve ailelerde aradığınız özellikler oluyor mu?

İlk kriterim çocuğun çok güzel olması değil. Ailenin ve çocuğun bu işe sıcak bakması. Zaman ayırabilmesi. Örneğin; benim şehir dışından çok fazla çocuğum var. Çünkü diğer ajanslar şehir dışından aile kabul etmiyor. Oysa istekli ve bu işe zaman ayırabilecek çok fazla aile var. Ben onları kırmak istemiyorum. Ayrica çocuğun çok sıkılgan, utangaç olmaması, fotojenik olması, duygularını ifade edebilmesi gere­kir, dizide oynayacaksa biraz drama yete­neği arıyoruz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...